7 Temmuz 2012 Cumartesi
5 Temmuz 2012 Perşembe
29 Haziran 2012 Cuma
yalnızlık
Şu hayatta alışılması en zor şey yalnızlık. Ama hayatı en çok kolaylaştıran şey de o. Yalnızlığa bir defa alıştın mı sırtın yere gelmez. Hayatına girip çıkanlar, girip çıkamayanlar, teğet geçenler, "bi' arkadaşa bakıcam" diyenler; hiçbiri dokunamaz artık sana. Çünkü senin kimseye ihtiyacın yok artık. Onlar yokken de kendi kendine yetebiliyorsun sen. Yani yine en iyi dostu yalnızlığı insanın. Bütün yollar ona çıkıyor.
24 Haziran 2012 Pazar
yüzün.
Sana yazdığım milyonlarca harften, sözcükten, cümleden; seni hatırlatan binlerce şarkıdan, notadan tek tek özür diliyorum. Çünkü;
"yüzün" fazlasıyla yeter.
23 Haziran 2012 Cumartesi
16 Haziran 2012 Cumartesi
ki
Bizi birbirimizden başka kimse anlamadı. Onca yıldır yalnızdık ki, birbirimizi bulunca nasıl seveceğimizi bilemedik, elimize yüzümüze bulaştırdık.
tavuksuyu
tavuksuyu
Aradan yıllar geçmesine rağmen, unutmadığım tek bi' yüz var aklımda. Asla unutmadığım tek bi' numara. Çünkü sadece o yüze bakarken yalnızca beynimle değil, gönlümle de baktım. Çünkü sadece o yüzün gönülden benim olmasını istedim. Parmakuçlarını ne kadar sevdiğimi unutmadım. Sevdiğin hiçbir şeyi unutmadım. Aldığın her şey benimle gittiğim her yere geldi. Şu fotoğraftaki şeyi, bana Susurluk'tan almıştın, kalemlik niyetine. Mumluk olduğunu hiç bilmeyeceksin. Ben onu bütün şehirlerarası yolculuklarda yanımda taşıdım. Ortaköy'den bayılarak aldığımız küpeleri hiç çıkarmadım. Hâlâ. Ama işte olmayınca olmuyor demek ki. Benim için "O" kişi senken, senin için o kız, biliyorum.
Artık daha iyi biliyorum, hiç geçmeyeceksin içimden. Kabuk bağlayan bu büyük yara, bazı geceler kanamaya devam edecek. Milyonlarca insanın içinde, yanımda kim olursa olsun, beni ne kadar severse sevsin hep yalnız olacağım.
Sen yoksun.
15 Haziran 2012 Cuma
emre.
Birini seversin, unutmak zorunda kalırsın; unutursun. Aradan yıllar geçer, o yıllar geçerken onu her hatırladığında yüzünde tuhaf bi' tebessüm oluşur. Sen bunu fark edemezsin. Ne diyordum, aradan yıllar geçer, bazen durduk yere için kanıyor gibi hissedersin, birisi kocaman bi' yaranın kabuğunu kanatmış gibi. Yadırgarsın bu duyguyu, çünkü yaran yoktur ki. Sevdin ve unuttun. O kadar. Sonra bir gün bir şarkı duyarsın, unuttuğun bütün yılların acısı bi' anda çıkar. Çünkü sen onu hiç unutmak istemedin, unutmadın da bu yüzden. Üstünü örtmekte ustaydın sadece. Ama bi' an, o an o şarkı o örtüyü kaldırdı işte. Kabul etmek istesen de istemesen de.
Farkındalık kötü şey. Dönse olmaz artık diyordun, istemem diyordun ya. Bal gibi istiyorsun. Sizi ayıran bütün o farklılıklar yok olup uçsun istiyorsun. Senin olsun istiyorsun. Oysa ne de çabuk kabullenmiştin olmayacağını söylediğinde. Hak vermiştin ona. Haklıydı, farklıydınız. Olması gereken buydu. -yalandı.- Ondan sonra aşık oldun, sevdin, sevildin, öpüştün, seviştin, evlilik planları bile yaptın. Ama o, hep "O" olarak kaldı, kalacak. Senin olmasa bile hep iyi olmasını istedin, onun için hep dua ettin. Başkasıyla mutlu olmasını içten içe kıskandın. Çünkü onu en çok sen sevdin, sen hak ettin değil mi? Keşke hayat bu kadar etobur olmasaydı. sen onun koyduğu noktayı bile okuyabilen herkesi çok kıskandın ki.
Sevdiğin kadar sevilmezsin. Ve evet, "istenmiyor olmakla ilgilisin."
15.06.2012
Farkındalık kötü şey. Dönse olmaz artık diyordun, istemem diyordun ya. Bal gibi istiyorsun. Sizi ayıran bütün o farklılıklar yok olup uçsun istiyorsun. Senin olsun istiyorsun. Oysa ne de çabuk kabullenmiştin olmayacağını söylediğinde. Hak vermiştin ona. Haklıydı, farklıydınız. Olması gereken buydu. -yalandı.- Ondan sonra aşık oldun, sevdin, sevildin, öpüştün, seviştin, evlilik planları bile yaptın. Ama o, hep "O" olarak kaldı, kalacak. Senin olmasa bile hep iyi olmasını istedin, onun için hep dua ettin. Başkasıyla mutlu olmasını içten içe kıskandın. Çünkü onu en çok sen sevdin, sen hak ettin değil mi? Keşke hayat bu kadar etobur olmasaydı. sen onun koyduğu noktayı bile okuyabilen herkesi çok kıskandın ki.
Sevdiğin kadar sevilmezsin. Ve evet, "istenmiyor olmakla ilgilisin."
15.06.2012
29 Mayıs 2012 Salı
"-Yani eğer sen ve ben bir uçak kazasında ölürsek sorun olmaz çünkü ruhlarımız yaşamaya devam edecektir. Ve bu şekilde birbirimizi her defasında ve her yerde sevebiliriz.Çünkü bu sonsuzluktur.
-Oraya benimle mi gitmek istiyorsun?
- Evet.
Birbirimizi sonsuzluk için defalarca kez sevebiliriz." Arizona Dream
-Oraya benimle mi gitmek istiyorsun?
- Evet.
Birbirimizi sonsuzluk için defalarca kez sevebiliriz." Arizona Dream
27 Mayıs 2012 Pazar
İyiler vs Kötüler
Sen nasılsan karşındakini de öyle bilirsin ya hep, o durumun ağzı çekilsin işte. Böyle çekilsin çekilsin de konuşamasın bi' daha.
Sen iyiysen karşındakini de iyi sanıyorsun, kötü çıkarsa sen üzülüyorsun. Sen kötüysen karşındakini de kötü sanıyorsun, e o iyiyse bu sefer de o üzülüyor. Her türlü iyi olan üzülüyor arkadaş! Olmaz böyle, bu gidişe bi' dur denilsin. Hava da kötü zaten moralim bozuluyor benim. Final haftası gelmeyin üstüme.
Sen iyiysen karşındakini de iyi sanıyorsun, kötü çıkarsa sen üzülüyorsun. Sen kötüysen karşındakini de kötü sanıyorsun, e o iyiyse bu sefer de o üzülüyor. Her türlü iyi olan üzülüyor arkadaş! Olmaz böyle, bu gidişe bi' dur denilsin. Hava da kötü zaten moralim bozuluyor benim. Final haftası gelmeyin üstüme.
3 Şubat 2012 Cuma
İnsan bazen çok uzun süre susar. O kadar susar ki, konuşmayı unutur. İki lafı bir araya getiremez hala gelir. Halbuki eskiden sayfalarca yazar saatlerce anlatırdı. Susmakla o kadar meşguldür ki; sustuğunu, neden sustuğunu, içine attıkça daha çok yaralanacağını fark edemez hale gelir. Sonra bir gün birisi bunu fark eder. En yakınlarından biri. Zaten insanın "en yakını" çok azdır. Alır karşısına der ki ona; "Sana ne oldu? Konuşmuyorsun, anlatmıyorsun, hepsini geçtim sorduğum sorulara cevap veremiyorsun." Bu soruya da cevabı yoktur insanın. Düşünmeyi bile unutacaktır neredeyse. O kadar yorulmuştur ki insanların kendi bildiklerini okumasından, asla pes etmeyen bir karakteri olduğu halde pes etmiştir. Çünkü o zamana kadar hep o ne anlatırsa anlatsın, karşısındakiler kendi bildikleri gibi davrandılar, kafalarında kurdukları gibi yaşayıp düşündüler. Ve o da bir gün pes etmeyi öğrendi böylece. Biricik dostu bu insancığı sarsıp kendine getirene dek...
Sonra birden kendine gelir insancık. Fikri gelir usuna, kelamı diline gelir. Hayatın böyle asalak gibi yaşayarak devam edemeyeceğini fark eder insancık.
Ve hayat biraz da olsun normale döner. Çünkü yaşamak zorundasın. Nefes almak yetmiyor her zaman. İnsan olmak düşünmeyi, konuşmayı zorunlu kılar.
O insancığı hayata döndüren biricik dosta sevgiler...
30 Ocak 2012 Pazartesi
pamuk ipliği...
İnsan bazen kalabalığın içinde bile kendini inanılmaz yalnız hissedebiliyor. Çok iyi bi aileye, çok iyi bir dosta, yanına yakışan iyi bir sevgiliye sahipken bile. Çünkü o yalnızlık insanın içinde, karakterinde. Ruhuna işlemişse bir kere, 15 milyon nüfusu olan bir şehirde yalnızlıktan kavrulabilirsin.
Bazen rahat batıyor diye düşünüyorum. Annem hep der zaten "sana rahat batıyor." diye. Çünkü bir insanın sahip olmak istediği birçok şeye sahibim. Ama asıl sorun hiç yaşamak istemediğim şeyleri de yaşamış olmamda galiba. İnsan hayatı çok acayip, saniyelik bir şey oluyor ve o anda bütün dünya değişiyor artık senin için. Hayat gerçekten çok kısa. Sevdiklerimizin kıymetini bilmek gerek.
Bazen rahat batıyor diye düşünüyorum. Annem hep der zaten "sana rahat batıyor." diye. Çünkü bir insanın sahip olmak istediği birçok şeye sahibim. Ama asıl sorun hiç yaşamak istemediğim şeyleri de yaşamış olmamda galiba. İnsan hayatı çok acayip, saniyelik bir şey oluyor ve o anda bütün dünya değişiyor artık senin için. Hayat gerçekten çok kısa. Sevdiklerimizin kıymetini bilmek gerek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


